Cebimde Kızıl Kelimeler

23 Şubat 2014 Pazar

EUDAİMONİA


Yaşamın bütün yollarını yürüdüm, bütün kuytularına girdim, bütün yalan gözleri gördüm, bütün saçma sapan hikâyeleri ezberledim, doğru düzgün bir yaşam sürebilmem için düşünürlerin bütün kuramlarını okudum ama yine ellerim boşlukta kendime geri döndüm. Sokrates gibi ipleri boynuma geçirdiler. Söyleyin bana şimdi, idamını bekleyen bir insan nasıl umut cümleleri kurabilir? Umut cümleleri kuramadım ve öyle oturup bekledim. Platon’un “ruhun ölümsüzlüğü öğretisi” ni okuduktan sonra ruhumun ölmeyeceğini ve yaşamına devam edeceğini anladım. Bende sadece bedenimi bu dünya üzerinden yok etmeye çalıştım. Sessizce ölümün beni almasını ve sonsuzluğa uğurlamasını beklemekten başka, elimden bir şey gelmiyordu.

Ellerimdeki kader çizgilerimi okuyan falcılar hep boşluklardan bahsediyordu o boşluklar ki beni içinde hapseden bir hapishaneden farksızdı. Bir zamanlar hayat için güzel hikayeler düşlerken ben, benim için hayat en kötüsünü planlıyormuş. Sen hayal kırıklığının ne olduğunu bilir misin? Nereye gidersen git umutsuzluğun seni yok etmeye çalıştığını bilir misin? Gittiğin bütün kapıların kapalı olduğunda düşünen aklının felce nasıl uğradığını? Ben bütün kapıların açık olmasını istemiyordum. İstediğim sadece senin kapın açık olsun, benim için yeterdi. Beni bazen uyku tutmayınca, gecenin bir yarısı kapına kadar geliyordum ama sen hiç bilmiyordun. Canım çok acıyor doktor, ellerini sürüp iyileştirebilir misin? Demeye bile gururum el vermiyordu.

Günlerdir deli gibi ağzımda bir kelime söylenip durdum”eudaimonia”.Eudaimonia ,eudaimonia, eudaimonia ,eudaimonia ,eudaimonia ,eudaimonia…Kendi dilimce istiyorum olmuyor belki başka dilce istersem olur diye yazdım. Umut işte… “Mutluluk dışarıdan gelmez, ruhunu düzenleyen kişi, kendi iyiliğini ve mutluluğunu da kendi elleriyle çizmiş olur” diyor Platon. Âmâ ben yapamıyordum.
Not:Şu an okuduklarınız roman'ımın kahramanının yazdığı mektuplardan sadece üç paragrafını sizlerle paylaşmak istedim.Yazdığım Roman,cümlelerimdende anlaşıldığı gibi karamsar bir roman.Aşk yok mu diye sorarsanız?Aşk'ın en koyusunu yazdım.Bu zamana kadar okuduğum hiç bir kitapta böyle bir aşk okumadım.Romanımın bitmesine az kaldı finali yazıyorum ve 250 sayfa oldu.Üçyüze yakın bir sayfada son bulacağını umuyorum.
Önemli uyarı: Yorumlarınız benim için çok önemlidir.

6 Yorum:

  1. Yüreğimde hissederek okudum ...

    YanıtlaSil
  2. Romanlar en koyusundan olmalı tıpkı aşk gibi... Bekliyor ve kolaylıklar diliyorum. Leyl, cümlelere dokunuşunu her zaman beğendim, şimdi de aynı şekilde...
    İyi geceler diliyorum.

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Elif hanım,
    Bana bıraktığınız yorumda, yazmazsam çıldırabilirim,
    demiştiniz. Şimdi bunun ne anlama geldiğini çok daha iyi anlıyorum.

    Aforizmalar öylesine güzel serpiştirilmiş ki adeta kırk yıllık profesyonel bir yazarın kaleminden çıkmış gibi... Bu durumda kitabın bir an önce çıkmasını ve alıp okumamı diliyorum. Kolay gelsin dileklerimle güzel yeni bir haftaya...

    Sevgi ve dostlukla...

    YanıtlaSil
  4. Handan..
    Yürekten yazılanlar ancak yürekten anlayan okuyabilir ve aynen senin gözlerinden kalbine merdivenler yaptığın gibi...
    Sevgimle

    YanıtlaSil
  5. Hamiyet Akan
    Cümlelerim en çok kalplere dokunsun istiyorum.
    Guzel kelimelerin icin de cok tşk ediyorum
    Sevgimle

    YanıtlaSil
  6. Mehmet bey..
    Beynimin icinde onlarca kelime var ve bana beni yaz beni yaz diyorlar.Bu kelimeler karınca gibi beynimin butun odalarını esir aldılar ve ondan dolayı yazmasam çıldırabilirim
    Benim icin nacizane kırk yıllık yazarlar gibi diyorsun.Ben daha kelimelerin geride bıraktığı tozlarını icimde hapsetmedim ki..Daha alınacak Çookcok uzun bir yol var.
    Guzel ve içten cümlelerin icin cok tşk ederim
    Sevgi ve dostlukla

    YanıtlaSil

Hoşgeldiniz...

© 2011 **LEYL**, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena