Cebimde Kızıl Kelimeler

26 Ekim 2016 Çarşamba

Karahindiba-Sinan Sülün

En son okuduğum ağır bir kitabın üstüne bu eseri okumak; üstüne çikolata sürülen bir ekmek gibi lezzetli geldi. Sevgili Sinan'ı ilk kitabından okumaya başlamak istedim. Eser sade bir dille yazıldığı için çabuk okunuyor.

“Karahindiba“, üç öyküden oluşuyor: “Aralık”, “Mavi Pelikan” ve kitaba adını veren “Karahindiba”.
İlk öykü “Aralık” Yusuf Atılgan’ın unutulmaz eseri Aylak Adam’dan bir alıntı ile başlıyor.
Karısı Figen ve çok sevdiği arkadaşı Vedat tarafından ihanete uğrayan Rıfat… Yıllardır görüşmediği Ağabeyi Arif’in yanına gelerek yengesi, yeğenleri ve annesiyle birlikte yaşamaya çabalıyor. Bu arada hasta olan annesi kullandığı ilaçlar nedeniyle hep uyumakta ve Rıfat bir türlü annesiyle konuşamamakta…  
“ Sen karım. Sen arkadaşım. Gerçekten seviyor musunuz? Aşık mısınız birbirinize?” Cümleleri canının ne kadar acıdığının ispatı... İhanete uğramış, boşanmış, çaresiz, işsiz ve yalnızlığın ana dili Rıfat...
Rıfat’ın elinde okumaya çalıştığı ve bir türlü bitiremediği, her görenin ne okuyorsun dediği bir kitap… Hikâye bitti ama okuduğu kitabın bittiğine dair bir cümle okumadım.
Birde hikâye içinde o kadar virgüllerle ve bağlaçlarla bağlanmış cümleler vardı ki, on üç satır olan cümleler yüzünden okurken bir ara nefes almadım.   
Rıfat’ın gezerken “türbanlı bir kızla, bir erkek birbirlerine sokulmuşlar, iri iri öpüşüyorlardı.” İri iri ne ya? Ateşli olabilirdi belki de başka bir şey… Türbanlı göndermelerini sevmedim. Hikâye içinde böyle cümlelere gerek yok diye düşünüyorum.
 “Bize her şeyi yanlış öğretmişler Kudret. Bu dünyanın dörtte biri kara, dörtte biri gözyaşıymış. İnsanlıktan ikmale kalmışız haberimiz yok.” (Aralık, sf.38)

İkinci öyküsü "mavi pelikan” bana Richard Bach'ın “Martı Jonathan Livingston” hatırlattı İkisi de ayrı hikâyeleri anlatıyorlar ama neden hatırlattı bilmiyorum. Bu öyküsünde Numan ile Pelikan’ın aşkından bahsediyor. Çalıştığı dükkânın sahibinin yaralı olarak bulduğu ve Numan’a baktırdığı ve biraz besledikten sonra etinin çok pahalı olması dolayısıyla restoranda sattı pelikan… Numan hiç sevmenin ve sevilmenin ne demek olduğunu bilmediği için beslediği pelikana aşık oluyor. Hatta pelikanda ona aşık oluyor. Birbirlerine dokunmalarını, dokunurken zevk almalarını, ateşli bir şekilde öpüşmelerini, sanırsın ki Numan’ın karşısında bir kadın var ve onunla sevişiyor. Fantastik bir öykü…

Üçüncü öykü “Karahindiba” Sol testisinde milyonda bir görülen bir hastalık olan, istediği işte tutunamamış, terk edilmiş Adnan Çubuk'un çırpınış hikâyesi… Babasının istediği gibi bir banka memuru olmak yerine hayallerinin peşinden giden Adnan, hayal ettiği gibi bir yaşama sahip olamamış İşsiz kalmış, yazmayı hayal ettiği kitabı da yazamamıştır. “Yazmak sadece yazmak ve iyi bir yazar olmak istiyordum.” Hatta kitabın imza gününde ayakta durmaktan yorulan okuruna sandalyesini bile vermeyi düşünürken…
Babasının aşağılamalarına ve azarlamalarına dayanamayıp son bir hevesle iş aramaya karar vermişken, gazetede gördüğü bir ilan hayatını alt üst eder. İlanda tam da doğum gününde bir otelde bir davete çağrıldığı yazmaktadır. Ne kadar uğraşsa da daveti kimin verdiğini bulamaz. Doğum günü gelip çattığında ise otelde karşılaştıkları onu şaşkına çevirir.
Edebi açıdan dört dörtlük, kusursuz bir eser değil… Kusurlarıyla da yazmaya çalıştım.
Öykü okumayı sevenler için okunası bir kitap…
Gelecek vadeden genç bir yazar…
Yüreğine sağlık sevgili Sinan…

Arka kapak

Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti. “Karahindiba, her dört kişiden birinin işsiz olduğu, otuz kişilik bir iş kadrosuna beş bin kişinin başvurduğu, üniversite mezunlarının asgari ücret + prim + yol formülü ile bile iş bulamadığı, iş görüşmelerinde "Eğer ormanda bir canlı olsaydınız ne olurdunuz?" gibi garip sorular soran insan kaynakları uzmanlarının ve sigortanın olmazsa olmaz olduğu gerçek ama bir o kadar da fantastik bir dünyayı, mizahın teselli edici, lezzetli dilini kullanarak anlatıyor. Sinan Sülün ilk hikâye kitabı Karahindiba ‘da fonda duyulan hevesli bir uğultuyu heyecanlı kalp çarpıntılarıyla dengeliyor ve sıkı bir yazarın geleceğinin müjdesini veriyor.

1 Yorum:

  1. Harika bir blogunuz var. Bloglar Yarışıyor kampanyası ile siz de blogunuzla kazanmaya aday olun, blogunuzu tanıtın, mansiyon ve promosyon ödüller kazanın. Sponsorlarımızın desteği ile bloglar arası etkinlik yarışmamızı 2016 yılı içerisinde 4.kez düzenliyoruz. Katılım için detaylı bilgiyi websitemizden öğrenebilirsiniz.
    İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler!


    Web : http://www.bloglaryarisiyor.net
    Mail: iletisim@bloglaryarisiyor.net
    Tel : +90212 330 9707


    YanıtlaSil

Hoşgeldiniz...

© 2011 **LEYL**, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena